Senaryo :Tracy Chevalier, Olivia Hetreed Yönetmen :Peter Webber Yapımcı :Andy Paterson Anand Tucker Müzik :Alexandre Desplat Yapım Yılı : 2003 Yapım Ülkesi : İngiltere / Lüksemburg Vizyon Tarihi: 26.03.2004 Oyuncular:Colin Firth Scarlett Johansson Tom Wilkinson Essie Davis Alakina Mann Cillian Murphy Judy Parfitt Geoff Bell Joanna Scanlan Anna Popplewell
Filmin Konusu: Delft, Hollanda 1665. On yedi yaşındaki Griet babasının bir iş kazası sonucu kör kalması nedeniyle ailesini geçindirmek için çalışmak zorunda kalır. Johannes Vermeer adlı bir ressamın evine hizmetçi olarak alınır. Griet yavaş yavaş efendisinin ilgisini çekmeye başlamıştır. Vermeer, Griet’in yetiştiriliş tarzı, eğitim düzeyi ve bulunduğu sosyal konum olarak çok farklı olmasına rağmen, renkler ve ışığı sezgileriyle algılama kabiliyetini farkederek onu yavaş yavaş kendi resimlerinin gizemli dünyasına çeker.Vermeer tam bir mükemmeliyetçidir, çoğu zaman bir resmi tamamlaması aylar sürüyordur. Kurnaz kayınvalidesi Maria Thins ise, Vermeer’in bu yetersiz kalan verimi nedeniyle ailenin savurgan yaşam biçimini denetlemeye çabalamaktadır. Griet’in Vermeer’e ilham verdiğini gören Maria tehlikeli bir karar alarak onların gizli ilişkilerinin gelişmesine izin verir…
Yapım : 1939 Ülke : ABD Tür: Dram, Romantik, Savaş Yönetmen: Victor Fleming, Victor Flemming Senaryo: Sidney Howard Senaryo : Margaret Mitchell Yapımcı: David O. Selznick Görüntü Yönetmeni: Lee Garmes, Ernest Haller Müzik: Max Steiner Süre: 3 saat 44 dk Oyuncular : Clark Gable, Vivien Leigh, Richard Farnworth, Leslie Howard, Victor Jory
Film Hakkında:
Rüzgâr Gibi Geçti, orijinal adıyla Gone with the Wind, Margaret Mitchell'ın Pulitzer Ödüllü aynı adlı romanından sinemaya uyarlanmış 1939 ABD yapımı bir filmdir. Film 14 dalda Oscar'a aday olmuş ve 10 dalda bu ödülü kazanmıştır. Amerikan Film Enstitüsü'nün hazırlarıdğı tüm zamanların En İyi Filmleri listesinde (AFI's 100 Years... 100 Movies) dördüncü sıradadır. Zamanında tüm dünyada toplam 400,176,459 $ hasılat yapmış olup[1] enflasyona göre düzenlenen tabloya göre film tüm zamanların en çok gişe hasılatı yapan filmidir.
Filmin Konusu: İrlandalı Scarlett O'Hara (Vivien Leigh) Tara isimli çiftlikte yaşamaktadır. 12 Meşeler Çiftliği'nin varisi Ashley Wilkes'e (Leslie Howard) aşık olduğunu düşünmektedir. Ashley'nin, kuzeni Melanie (Olivia de Havilland) ile evlenme kararı aldığını öğrenir.
Scarlett, Ashley'nin evinde Rhett Butler (Clark Gable) ile tanışır. Ashley ve Melanie'nin evlenmesine engel olamayan Scarlett, çevresindeki erkeklerden biriyle acele bir evlilik yapar. Bu sırada Kuzey-Güney Savaşı patlak vermiştir. Melanie ve Scarlett'in kocası savaşa gider. Scarlett'in kocası savaşta ölür.
Yasta olan Scarlett, Rhett ile dans ediyor
Savaş, Güney'in şartlarını çok ağırlaştırır. Scarlett annesini kaybeder. Babası ise aklını yitirmiştir. Melanie ve Scarlett Tara'da birlikte yaşamaya başlarlar. Ashley'den haber alınamamaktadır. Savaş biter ve Ashley geri döner. Tara'nın vergilerini ödeyemeyen Scarlett, kızkardeşinin nişanlısı ile evlenir ve çiftliği kurtarır. Scarlett'in yeni özgür olmuş fakir zenciler tarafından saldırıya uğraması üzerine Rhett, Ashley ve karısı intikam almaya giderler. Scarlett'in ikinci kocası da çatışma sırasında ölür.
Scarlett'in Ashley'e olan takıntısı devam etmektedir. Ancak, Rhett Buttler ile üçüncü evliliğini yapar. Bir kızları olur. Rhett, Ashley'i kıskanmaktadır. Bir gün kızını alır ve Londra'ya gider. Ancak kızın annesini özlemesi nedeniyle üç ay sonra geri dönerler. Bu arada Scarlett dördüncü çocuğuna hamiledir. Dönüşte yaşanan tartışma sonucu Scarlett bebeğini kaybeder. Bebeğin ardından kızlarının da ölümü ilişkilerini iyice sarsacaktır.
Melanie ölümcül şekilde hastalanır. Scarlett'ten Ashley ve oğluna bakmasını ister. Bu arada Scarlett Rhett'e âşık olduğunu farketmiştir. Melanie'nin evinde Scarlett'in Ashley ile ilgilenmesi Rhett'in Scarlett'i terketmesine neden olur.
Bu trajik aşk dörtgeninin fonunda, kuzey-güney savaşı ve güneyin yeniden yapılandırılması, Atlanta'nın yanışı, yaralı güney eyaletleri federasyonu üyeleri ile dolu tarlalar da kullanılmıştır. Titizlikle hazırlanmış sahneler, gün batımı görüntüleri, dramatik ve romantik müzik, trajik savaşı somut hale getirmek için kullanılan güney halk şarkıları, nükteli diyaloglarla Rüzgâr Gibi Geçti, sinema tarihindeki büyük epik dramlardan biri olarak kabul edilir.